YeniTarsus Haber – Tarsus’un Güncel Yerel Haber, İlan ve Vefat Duyuruları
⌂
Anasayfa ›Yaşam
Yaşam

Böbrek Üstü Bezi Kitlesi Tehlikeli Olabilir! 

Yayınlama: 22.10.2025 - 13:18 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı Okunma: 21
Paylaş:

Böbreklerimizin hemen üstünde küçük üçgen şeklinde yer alan ve 4-6 gram ağırlığında olan böbrek üstü bezleri yaşantımızı sürdürebilmemiz için gerekli olan hormonları üretmek ve salgılamak gibi son derece önemli işlevler üstleniyorlar.

Öyle ki vücudumuzun enerji üretiminden kan basıncının düzenlenmesine, kalp-damar sağlığından stres yönetimine kadar pek çok kritik göreve sahip hormonları salgılıyorlar. Dolayısıyla, bu bezlerde oluşan kitlelerin bazı türleri, zamanında teşhis ve tedavi edilmediğinde vücutta ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, böbreküstü bezinde gelişen kitlelerin çoğunun belirti vermediğine ve genellikle başka bir sebeple başvurulan görüntüleme yöntemlerinde tesadüfen bulunduğuna dikkat çekerek, “Böbrek üstü bezlerinde oluşan kitleler genellikle tehlikeli değildir. Ancak, özellikle pheochromocytoma ve kortizol ile aldosteron hormonu salgılayan kitleler ciddi kardiyovasküler, metabolik ve elektrolit sorunlara yol açabilmektedir. Ayrıca, büyük olan veya sürekli büyüyen kitlelerde de kanser riski artmaktadır. Bunların yanı sıra bu kitleler özellikle akciğer, meme veya böbrek kanserlerinin yayılmaları sonucu da gelişebilmektedir. Dolayısıyla, bazı kitleler ciddi ve acil müdahale gerektirebilmektedir” diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, bu nedenle böbrek üstü bezinde oluşan her kitlenin mutlaka uygun tanı yöntemleriyle değerlendirilmesinin ve ihtiyaç halinde tedavi edilmesinin yaşamsal önem taşıdığı uyarısında bulunuyor.

Bazı risk faktörleri tetikleyebiliyor!

Böbrek üstü bezinde oluşan kitleler büyük oranda sebepsiz olarak ortaya çıkıyor. Ancak, bazı risk faktörleri kitle gelişimini tetikleyebiliyor. Prof. Dr. Melih Kara, ileri yaşın risk faktörlerinden biri olduğunu belirtirken, “Ayrıca, önceden kötü huylu tümör varlığının, genetik sendromların (MEN2, von Hippel-Lindau, SDH mutasyonları gibi) ve sürekli kullanılan bazı ilaçların riski artırdığı bilinmektedir. Bu bulgular, böbrek üstü bezi kitlelerinde çok çeşitli faktörlerin rol oynadığını ve tanı ile tedavi süreçlerinde kişiye özel değerlendirmelerin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır” diye konuşuyor.

Çoğunlukla iyi huylu oluyor, ancak…

Vücudumuzun sağlıklı çalışmasında kritik bir rol üstlenen kortizol, aldosteron, androjen, adrenalin ile noradrenalin gibi hormonların üretimini ve salgılanmasını sağlayan böbrek üstü bezlerinde kitleler oluşabiliyor. Adrenal tümörler olarak adlandırılan bu kitleler, temelde hormon üreten ve üretmeyen olarak iki gruba ayrılıyor. En sık görülen tipi olan adrenokortikal adenom genellikle iyi huylu oluyor ve hormon üretmiyor. Ancak, çoğu sorun oluşturmasa da böbrek üstü bezinde oluşan kitlelerin bazı türleri ise vücutta önemli sağlık problemlerine neden olabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, böbrek üstü bezinde oluşan ve hormon salgılayan kitlelerin yol açabildikleri problemleri şöyle sıralıyor:

“Aşırı kortizol üreten kitleler Cushing sendromuna neden olabilmektedir. Bunun sonucunda; obezite, hipertansiyon, diyabet, osteoporoz ve ciltte kolay morarma gibi sorunlar gelişebilir. Aşırı aldosteron üreten kitlelerde ise dirençli hipertansiyon veya hipokalemi nedeniyle kas krampları ile halsizlik gibi şikayetler oluşabilir. Pheochromocytoma hormonu üretiyorsa; dirençli hipertansiyon, taşikardi, tekrarlayan baş ağrısı, geçici yüksek tansiyon atakları görülebilir.”

Sıklıkla belirti vermiyor, tesadüfen yakalanıyor

Böbrek üstü bezlerinde oluşan kitleler genellikle herhangi bir belirti vermedikleri için hastalar tarafından fark edilmiyor. Günümüzde BT ve MR gibi ileri görüntüleme tekniklerinin yaygınlaşması sayesinde, farklı nedenlerle yapılan taramalarda böbrek üstü bezi kitleleri daha sık tespit ediliyor. Ancak, eğer hormon etkisi varsa hipertansiyon ve metabolik bozukluklar sık görülen ilk belirtilerini oluşturuyor. İlerleyen aşamalarda hormon fazlalığına bağlı olarak sistemik komplikasyonlar da gelişebiliyor.

Ameliyat genellikle tedavinin temelini oluşturuyor

Tedavi planı, böbrek üstü bezi kitlesinin türüne, büyüklüğüne, hormon salgılayıp salgılamadığına ve hastanın genel sağlık durumuna göre düzenleniyor. Küçük, iyi huylu ve hormon salgılamayan kitlelerde BT veya MR gibi görüntüleme yöntemleriyle yapılan düzenli takip yeterli gelebiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, cerrahi müdahalenin genellikle tedavinin temelini oluşturduğunu belirterek, “Özellikle belirgin olarak fazla hormon salgılayan tümörlerde, kanser şüphesi taşıyan veya büyük boyutlu (>4 cm) tümörlerde cerrahi yönteme başvurmak gerekmektedir” bilgisini veriyor.

Minimal yaklaşımlar tercih ediliyor

Son yıllarda, cerrahi yöntemlerde, sağladıkları pek çok avantaj nedeniyle minimal invaziv (laparoskopi / retroperitoneal / robotik) yaklaşımlar tercih ediliyor. Daha küçük portlar, tek port uygulamaları, gelişmiş görüntüleme teknikleri ve yapay zeka destekli alet tanıma gibi teknolojik yeniliklerin uygulandığı minimal invaziv yöntemler hem cerrahların hem hastaların yüzünü güldürüyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, “Bu teknolojilerle gerçekleştirilen ameliyatlar hastaların daha kısa sürede taburcu olmalarını sağlamakta, iyileşme sürecini hızlandırmakta ve estetik açıdan daha iyi sonuçlar sunmaktadır. Bu etkileri sayesinde de hastaların yaşam kaliteleri artmaktadır” diye konuşuyor.

Laparoskopik yöntem altın standart olarak görülüyor

Laparoskopik adrenalektomi (Transperitoneal lateral yaklaşım) uzun süredir böbreküstü bezi tümörü ameliyatlarının altın standardı olarak kabul ediliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Melih Kara, “Tercih ettiğimiz ilk seçenek olan ve cerraha iyi görünür bir alan sağlayan bu yöntem geleneksel açık cerrahiye göre daha iyi sonuçlar, hastalarda daha az ağrı, hastanede daha kısa kalış süresi ve daha hızlı iyileşme sunmaktadır” diyor. Özellikle küçük tümörlerde ve obezite hastalarında başvurulan posterior retroperitoneal (PR) laparoskopik yöntemin de doğrudan sırt bölgesinden böbreküstü bezine ulaşılmasını sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Melih Kara, “Bu sayede karın boşluğu açılmadığı için ameliyat süresi kısalmakta ve ağrı şikayeti azalırken, günlük yaşama dönüş daha hızlı olmaktadır. Robotik adrenalektomi yöntemi ise 3 boyutlu görüntüleme ve daha esnek aletler sayesinde zorlu anatomilerde ve büyük veya derin yerde yer alan tümörlerde kolaylık sunmaktadır. Bazı çalışmalarda, bu etkisiyle daha az kan kaybı ve kısa yatış süresiyle sonuçlandığı bildirilmektedir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Son Haberler

Mersin’de Engelsiz Ulaşım Dönemi Başladı

12.03.2026 - 10:19

Manisa Kırsalında Dijital Devrim: 278 Mahalleye Ücretsiz İnternet Müjdesi Geldi!

25.12.2025 - 14:44

TÜBİSAD Dijital Dönüşüm Endeksi: Türkiye Kullanımda Parlıyor, Üretimde Hamle Bekliyor!

25.12.2025 - 14:10

Mersinli Gençler Sahalara Koşuyor! Büyükşehir'den Ücretsiz Basketbol Kursu Fırsatı

25.12.2025 - 09:44

Yandex Ads ile Telegram'da Rekor Gelirler: 57 Milyon Doları Aşan Kazanç Fırsatları Türkiye'de!

23.12.2025 - 15:19

Ulus Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanından Beypazarı ziyareti

22.12.2025 - 13:22

112 genç sporcu Aydın şampiyonluğu için ter döktü

22.12.2025 - 13:21

AK Partili Gider: “Bu bütçe milletin bütçesidir”

22.12.2025 - 12:55

Yeşil Artvinspor U18 takımı deplasmanda farklı galip gelerek ligin ilk yarısını lider bitirdi

22.12.2025 - 12:26

RATEM’de değişim kazandı; Vedat Gündoğan başkan seçildi

22.12.2025 - 12:10
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
Bilim Çevre Dünya Eğitim Ekonomi Gezi Gündem Kültür-Sanat Magazin Sağlık Siyaset Spor Teknoloji Yaşam Yerel