YeniTarsus Haber – Tarsus’un Güncel Yerel Haber, İlan ve Vefat Duyuruları
⌂
Anasayfa ›Yaşam
Yaşam

Meme Kanseri Tanı ve Tedavisinde Yapay Zeka Dönemi

Yayınlama: 03.10.2025 - 10:57 Kaynak: Kapsül Haber Ajansı Okunma: 51
Paylaş:

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konuluyor.

Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, her yıl dünya genelinde yaklaşık 700 bin kadının yaşamını yitirmesine neden oluyor. Uzmanlara göre, her 8 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor.

Ekim ayı ise tüm dünyada Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak anılıyor. Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Senoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, “Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü. Ancak erken tanı sayesinde tedavi başarısı oldukça yüksek. Düzenli taramalar ve kontroller sağkalım oranlarını önemli ölçüde artırıyor, yaşam süresini ve kalitesini belirgin şekilde yükseltiyor. Böylece hastalık erken evrede yakalanarak tedavide başarı şansı da belirgin bir şekilde artıyor. Yapay zeka teknolojileri ise bu süreçte giderek daha fazla rol üstleniyor. Yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri tanıda adeta devrim yaratıyor. Bu sistemler sayesinde gözden kaçabilecek en küçük bulgular bile saptanabiliyor, erken tanı oranları daha da yükseliyor” şeklinde konuşuyor.

Yapay Zeka ve Kişiye Özel Tedaviler

Prof. Dr. Cihan Uras, Acıbadem Üniversitesi Senoloji Araştırma Enstitüsü’nde, teknolojinin yeni imkanlarını hastaların hizmetine sunduklarını belirtiyor. Özellikle de yapay zeka destekli görüntüleme sistemlerinin tanıda devrim yarattığını vurgulayan Prof. Dr. Cihan Uras, “Erken tanıda yapay zeka destekli görüntüleme yöntemlerine yoğunlaşıyoruz. Bu sayede özellikle tarama programlarında gözden kaçabilecek bulguları daha hızlı ve güvenilir şekilde tespit edebiliyoruz. Yapay zekayı patolojik incelemelerde de kullanarak, tanıların daha doğru ve güvenilir bir şekilde konulmasına katkı sağlıyoruz” diyor.

Meme kanseri artık sadece standart tedavilerle değil, kişiye özel planlanan yöntemlerle de ele alınıyor. Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı, hormon reseptör durumu ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak tedavi planı belirleniyor. Bu kapsamda hedefe yönelik ilaç tedavileri, immünoterapiler, hormon tedavileri ve moleküler testler önemli rol oynuyor. Prof. Dr. Cihan Uras, bu konuda yürütülen çalışmaların önemine değinerek “Multidisipliner bir yaklaşımla kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri üzerinde çalışıyoruz. Ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle elde ettiğimiz bilimsel verileri hızla klinik uygulamalara aktarmayı hedefliyoruz. Klinik araştırma programlarında yer alıyoruz. Bu klinik araştırma programları sayesinde hastalarımıza, normal şartlarda ulaşamayacakları yeni ilaçlara erişim imkanı sunuyoruz. Enstitümüzde meme kanseri tanısı alan hastalarımıza diyetisyen desteği ve psikolojik danışmanlık sunuyor, ayrıca ameliyat sonrası deneyimli fizyoterapistlerimiz eşliğinde fizyoterapi hizmeti de veriyoruz” şeklinde konuşuyor.

Destekleyici Onkoloji ile Yaşam Kalitesi Korunuyor

Meme kanserinde tedavi başarısı sadece tümörün ortadan kaldırılmasıyla değil, hastaların yaşam kalitesinin korunmasıyla da ölçülüyor. Prof. Dr. Cihan Uras, “Enstitüde destekleyici onkoloji uygulamalarıyla, tedavi sürecinde kadınların fiziksel ve psikolojik olarak güçlendirilmesi amaçlanıyor. Destekleyici onkoloji, kanser tedavisinde asıl tümör tedavisinin (cerrahi, kemoterapi, radyoterapi vb.) yanında, hastanın yaşam kalitesini artırmaya odaklanan yaklaşımları kapsıyor. Amaç, sadece tümörü tedavi etmek değil, aynı zamanda hastanın fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan güçlenmesini sağlamak” diyor. Örnek uygulamalar arasında beslenme desteği (tedavi sırasında iştah kaybı veya kilo değişimlerini dengelemek), ağrı tedavisi ve semptom kontrolü, psikolojik destek ve danışmanlık, fiziksel aktivite ve egzersiz programları ile yoga ve nefes egzersizleri gibi tamamlayıcı yöntemler yer alıyor.

Meme kanserinde en güçlü silah ise farkındalık. Çünkü erken tanı hayat kurtarıyor. Prof. Dr. Cihan Uras “Kadınlarımızı kontrollerini aksatmamaya, kendi farkındalıklarını artırmaya davet ediyoruz. Sağlıkta küçük bir adım, yaşamda büyük bir fark yaratır” şeklinde konuşuyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Son Haberler

Mersin’de Engelsiz Ulaşım Dönemi Başladı

12.03.2026 - 10:19

Manisa Kırsalında Dijital Devrim: 278 Mahalleye Ücretsiz İnternet Müjdesi Geldi!

25.12.2025 - 14:44

TÜBİSAD Dijital Dönüşüm Endeksi: Türkiye Kullanımda Parlıyor, Üretimde Hamle Bekliyor!

25.12.2025 - 14:10

Mersinli Gençler Sahalara Koşuyor! Büyükşehir'den Ücretsiz Basketbol Kursu Fırsatı

25.12.2025 - 09:44

Yandex Ads ile Telegram'da Rekor Gelirler: 57 Milyon Doları Aşan Kazanç Fırsatları Türkiye'de!

23.12.2025 - 15:19

Ulus Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanından Beypazarı ziyareti

22.12.2025 - 13:22

112 genç sporcu Aydın şampiyonluğu için ter döktü

22.12.2025 - 13:21

AK Partili Gider: “Bu bütçe milletin bütçesidir”

22.12.2025 - 12:55

Yeşil Artvinspor U18 takımı deplasmanda farklı galip gelerek ligin ilk yarısını lider bitirdi

22.12.2025 - 12:26

RATEM’de değişim kazandı; Vedat Gündoğan başkan seçildi

22.12.2025 - 12:10
Son Makaleler

Ekosistem Dengesi ve İnsan Etkisi

90'ların Moda Rüzgarı ve Günümüz Yansımaları

Dijital Çağın Gölgesinde: Teknolojinin Psikolojik Derinlikleri

Adaletin Teminatı: Masumiyet Karinesi

Modernleşme, Ekonomik Büyüme ve Kentin Yüzünü Değiştiren Yıllar

Veri Okyanusunda Yolculuk: Dijitalleşen Dünya ve Gizemli Dijital Kölelik

Dijital Devrimin Komik Yüzü: Türk Televizyonlarının İnternetle Dansı!

Kategoriler
Bilim Çevre Dünya Eğitim Ekonomi Gezi Gündem Kültür-Sanat Magazin Sağlık Siyaset Spor Teknoloji Yaşam Yerel